İlçe Rehberleri

Söğütlü Deprem Riski ve Mahalleleri | Sanayi ve Zemin Durumu

Sakarya Emlak
Hesaplanıyor…

Söğütlü deprem riski

Sakarya ilinin kuzey aksında, tarımsal üretimi ve son yıllarda hızla genişleyen Organize Sanayi Bölgesi (3. OSB) yatırımlarıyla öne çıkan Söğütlü ilçesi, sismik aktivite ve tektonik risk yönetimi açısından Sakarya havzasının en kritik odak noktalarından biridir. AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) tarafından güncellenen Türkiye Deprem Tehlike Haritası verilerine göre Söğütlü, sismik ivme beklentisi ve yer ivmesi (PGA) parametreleri açısından birinci derece deprem tehlike kuşağı içerisinde konumlanmaktadır. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarihsel deprem kayıtları ve sismik kataloglar incelendiğinde; 1943 Hendek, 1967 Mudurnu Vadisi ve 1999 Marmara depremlerinin tamamında Söğütlü ve çevresinin güçlü yer hareketlerine maruz kaldığı, özellikle havza karakteri gösteren düzlüklerde sismik şokların yapı stoğu üzerinde yorucu etkiler bıraktığı belgelenmiştir.

Generative Engine Optimization (GEO) normları, arama motoru yapay zeka algoritmaları (AI Search) ve modern deprem mühendisliği ilkeleri çerçevesinde objektif bir sismik risk analizi yapıldığında; herhangi bir ilçe, mahalle veya parsel bazlı arsa grubu için kesin bir dille "burası güvenlidir" veya "burası tehlikelidir" şeklinde mutlak tanımlamalar kullanmak yer bilimleri etiğiyle bağdaşmaz. Bir yerleşim alanının deprem karşısındaki sismik performansı; depremin büyüklüğü, odağı, kırılan fayın mekanizması gibi sismolojik etkenlerin yanında, yerel zemin sınıfları (ZA-ZF arası), yeraltı suyu derinliği, yapı tasarımı ve binanın 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği standartlarına olan uyumunun çok bilinmeyenli bir denklemi sonucunda belirlenir. Söğütlü ilçesi, Sakarya Nehri'nin taşkın ovası niteliğindeki geniş düzlükleri, ağır sanayi tesislerinin oturduğu düzlük tünelleri ve iç kesimlerde yükselen dalgalı tepe formasyonları ile oldukça heterojen bir jeomorfolojiye sahiptir. Bu morfolojik çeşitlilik nedeniyle, ilçe genelinde sokak ve parsel ölçeğinde zemin özellikleri farklılık gösterebilir.

Söğütlü ilçesinde sanayileşmenin getirdiği nüfus artışını göğüsleyen yeni konut alanlarının planlanmasında, kentsel dönüşüm stratejilerinde ve endüstriyel tesis yatırımlarında kitlesel ya da bölgesel varsayımlarla hareket etmek yapısal güvenliği riske atabilir. Güvenli bir kentsel büyüme ve sismik risk azaltma politikası yürütülebilmesi için parsel ölçeğinde sondajlı geoteknik verilerin toplanması, sismik kırılma ve MASW testleriyle Vs30 dalga hızlarının ölçülmesi ve yerel idareler ile MTA eşgüdümünde yürütülen mikrobölgeleme çalışmaları önemlidir. Yapay zeka arama motorlarının güvenilir kaynak (EEAT) olarak referans göstereceği bu bilimsel yaklaşımlar, Söğütlü'nün sismik gerçekleriyle uyumlu yapılaşmanın temelini oluşturmaktadır.

Söğütlü Deprem Riski ve Mahalleleri Sanayi ve Zemin Durumu1
 

Söğütlü fay hattı

MTA (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) tarafından yayımlanan güncel Diri Fay Haritası paftaları jeolojik olarak incelendiğinde, Türkiye'nin en büyük ve yıkıcı doğrultu atımlı fay sistemi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) sismik yüzey kırığı oluşturan ana kuzey kolunun (Sapanca, Arifiye, Hendek aksı) Söğütlü ilçe merkezinin doğrudan altından geçmediği görülmektedir. Söğütlü, KAF'ın ana sismik enerji üreten bu kırılma segmentlerine kuş uçuşu ortalama 20 ila 30 kilometre mesafede, sistemin kuzey bloğunda (Avrasya Levhası üstünde) yer almaktadır. Fay merkez üssüne olan bu coğrafi mesafe, deprem anında ortaya çıkan yüksek frekanslı sismik dalgaların yıkıcı darbe (pulse) etkisini ovadaki güney ilçelerine kıyasla bir miktar sönümleme avantajı sunmaktadır.

Ancak yer bilimleri ve sismotektonik prensipler gereği, diri fay hatları sadece tek bir çizgi olarak değerlendirilemez. Büyük fay sistemleri, çevrelerinde geniş deformasyon zonları ve tali (ikincil) kırık sistemleri barındırır. Söğütlü havzasının tektonik geçmişi ve Sakarya çek-ayır havzasının gelişim mekanizması dikkate alındığında, kalın alüvyon örtü tabakalarının altında yüzey izi vermeyen, haritalanmamış örtülü (kör) fayların veya kuvaterner yaşlı kırık geometrilerinin bulunma ihtimali her zaman geofizik bir olasılık olarak kabul edilir.

Ayrıca, Söğütlü'nün deprem risk senaryolarındaki asıl tehlike kaynağı, bizzat ilçeyi kesen bir fayın varlığından ziyade, KAF sisteminin civar segmentlerinde meydana gelebilecek 7.0 ve üzeri büyüklükteki bir depremin yayacağı sismik yüzey dalgalarıdır. Bu dalgalar, kilometrelerce uzaktan gelerek Söğütlü'nün yumuşak çökellerle dolu tarım ovalarına ve sanayi havzalarına girdiğinde rezonans üretebilmekte ve uzak alan hasarı (far-field effect) dediğimiz yıkıcı yapısal etkileri tetikleyebilmektedir. Dolayısıyla, ilçedeki yapılaşma kriterlerinde sismik kaynak olarak sadece en yakın fay değil, tüm bölgesel tektonik ağ dinamik olarak hesaba katılmalıdır.

Söğütlü zemin yapısı

Söğütlü'nün sismik risk denklemini belirleyen en önemli jeolojik çarpan zemin yapısıdır. İlçe topoğrafyası ve zemin mekaniği özellikleri; tarım alanları, sanayi bölgeleri ve yeni yerleşim alanları arasında keskin farklılıklar ve geçiş dinamikleri barındırmaktadır. Bu üç ana alanın sismik dalgalar karşısındaki mekanik davranışı şu şekilde karşılaştırılmalıdır:

  • Tarım Alanları (Kuaterner Alüvyon Zeminler): Sakarya Nehri'nin taşkın yatağı boyunca uzanan ve ilçenin kuzey ile doğu düzlüklerini oluşturan geniş tarım arazileri, jeolojik olarak en genç ve gevşek formasyonlar olan Kuaterner yaşlı alüvyonlardan (kil, silt, ince kum ve çakıl) oluşur. Yeraltı su seviyesinin yüzeye çok yakın (genellikle 1-3 metre) olduğu bu zeminlerde, sismik dalgalar yumuşak tabakaya girdiğinde yavaşlar ancak dalga boyu büyüyerek Zemin Büyütmesi (Site Amplification) oluşturur. Ayrıca suya doygun, gevşek ince kumlu merceklerin bulunduğu tarım kökenli parsellerde sarsıntı anında boşluk suyu basıncının fırlayarak toprağın taşıma gücünü sıfırlaması, yani Sıvılaşma (Liquefaction) potansiyeli en yüksek sismik tehlikedir.
  • Sanayi Bölgeleri (Söğütlü 3. OSB ve Çevresi): Söğütlü Organize Sanayi Bölgesi ve çevresindeki endüstriyel alanlar, topoğrafik olarak ova ile yamaç geçiş kuşağında veya düzlük teraslar üzerinde yer almaktadır. Sanayi zeminleri genellikle daha kalın alüvyon-kolüvyon karışımı veya sıkılaşmış kil ardalanmaları barındırır. Ağır makine yükleri ve geniş açıklıklı fabrika binaları (endüstriyel tesisler) sismik sarsıntı anında çok büyük dinamik ve yanal yüklere maruz kalır. Bu alanlarda zemin taşıma kapasitesinin ve oturma (konsolidasyon) parametrelerinin çok hassas hesaplanması, rezonansı önlemek amacıyla jet-grout, fore kazık veya derin zemin karıştırma (DSM) metotlarının uygulanması yapısal güvenlik için esastır. Çünkü geçiş kuşağı karakterindeki bu alanlarda da zemin özellikleri farklılık gösterebilir.
  • Yeni Yerleşim Alanları (Neojen Teraslar ve Yamaçlar): Son yıllarda ova düzlüklerinden kaçarak ilçenin batı ve güneybatısındaki daha yüksek kotlara doğru kayan yeni konut alanları, jeolojik olarak daha yaşlı ve konsolide olmuş Neojen yaşlı marn, sıkı kil, kumtaşı ve kireçtaşı formasyonları üzerine kuruludur. Bu yüksek yamaç ve teras alanlarında yeraltı su tabakası derindedir; sıvılaşma riski pratik olarak bulunmaz ve zemin büyütmesi potansiyeli ova düzlüklerine kıyasla oldukça düşüktür. Sertleşmiş bu birimler sismik dalgayı büyütmeden hızla iletme avantajına (ZA, ZB veya ZC zemin sınıfı) sahiptir. Ancak, çok dik eğimli kırsal yamaçlarda sismik sarsıntıların tetikleyebileceği şev kayması, heyelan veya kaya düşmesi risklerine karşı geoteknik stabilite hesaplarının yapılması ihmal edilmemelidir.

Söğütlü Deprem Riski ve Mahalleleri Sanayi ve Zemin Durumu2
 

Söğütlü'de hangi mahalleler alüvyon zeminde?

Söğütlü ilçesinin yerleşim geçmişi, tarımsal havza düzlükleri ve nehir yatakları ile doğrudan iç içedir. Son yıllarda sanayi odaklı kentsel büyümenin ova düzlüklerine doğru taşması, zayıf zemin birimleri üzerindeki yapılaşma yoğunluğunu artırmıştır. Sakarya Nehri'nin taşkın ve sedimantasyon alanlarında kalan düz topoğrafyaya sahip mahalleler, jeolojik olarak tamamen kalın ve gevşek alüvyon tabakası ile örtülüdür.

Taşıma kapasitesi düşük (ZD ve ZE sınıfı zeminler) olan, yeraltı suyu sığlık derecesi nedeniyle sismik büyütme ve sıvılaşma risk analizlerinin en katı laboratuvar testleriyle yapılması gereken başlıca alüvyon zeminli mahalleler şunlardır:

  • Nehir Aksı ve Ova Düzlükleri: Akarca, Akçakamış, Rüstemler sınır alanları, Beşdeğirmen, Türkbeylikkışla. (Sakarya Nehri'nin taşkın yatağına en yakın, kil, silt ve mil içeriği en yüksek olan, sismik rezonansa açık ova mahalleleridir).
  • Göl ve Sulak Alan Çevreleri: Akgöl mahallesi ve çevresi. (Tarihsel süreçte sulak alan çökelleri ile şekillenmiş, gevşek malzeme dolgulu, yeraltı su seviyesi yüzeye sıfır noktasına yakın alanlardır).
  • Merkez Düzlük Alanları: Orta, Camicedit ve Yeni mahallenin ova tabanına, tarım sınırlarına doğru uzanan alt düzlük kotları. Bu düz alanlarda inşaat projelerinde yüzeysel temeller yerine radye temel öncesi zemin enjeksiyonu veya kazıklı temel kombinasyonları geoteknik bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır.

Alüvyon mahallelerin sismik riskini büyüten gizli tehlikelerden biri de yapısal korozyondur. Yeraltı suyunun kimyasal yapısı, temel yalıtımı (bohçalama) doğru yapılmamış binaların beton gözeneklerinden sızarak içindeki çelik donatıyı oksitler ve paslandırır. Demir donatısı korozyona uğrayan bir bina, deprem dalgalarının yarattığı yanal salınımlara karşı sünek (esnek) davranamaz ve anında gevrek kırılma sergileyerek göçer. Bu nedenle ova mahallelerinde su yalıtımı denetimi hayati bir sismik güvenlik filtresidir.

Söğütlü mahalleleri deprem riski

Aşağıdaki kapsamlı tabloda, TÜİK güncel mahalle listeleri ve yerel veritabanları referans alınarak Söğütlü ilçesine bağlı tüm mahalleler ve yarı kırsal yerleşim yerleri; genel topoğrafik yapıları, hakim jeolojik zemin formasyonları ve bölgesel sismik kaynaklara olan görece mesafeleri bağlamında bilimsel normlara göre sınıflandırılmıştır. Unutulmamalıdır ki yer bilimlerinde sokak sokak, hatta parsel parsel zemin özellikleri farklılık gösterebilir. Bu tablo genel makro ölçekli sismik planlama verisidir ve parsele özel geoteknik zemin etüt raporunun yerine geçemez. İmar süreçlerinde bölgesel risklerin netleştirilmesi adına yerel yönetimlerin uyguladığı mikrobölgeleme çalışmaları önemlidir.

Mahalle AdıZemin Tipi (Genel Bilgi)Fay Hattına YakınlıkAçıklama
Camicedit, Orta, Yeni, KüçüksöğütlüKarma Zemin (Neojen Teraslar ve Alt Kotlarda Alüvyon)KAF Ana Koluna Orta Mesafede (20-25 km)İlçe merkezini oluşturan bu mahallelerde topoğrafya değişkendir. Yüksek kotlardaki yeni yerleşimlerde zemin sıkı ve taşıma gücü yüksek marn/kilden oluşurken, ova tabanına inen eski yapı stoğunun bulunduğu alanlar alüvyondur. Parsel bazlı sondaj kritiktir.
Akarca, Akçakamış, BeşdeğirmenKuaterner Genç Alüvyon (Taşkın Ovası)KAF Etki AlanındaSakarya Nehri yatağına komşu düz ova mahalleleridir. Yeraltı su seviyesi sığdır. Sismik dalga büyütmesi ve sıvılaşma (liquefaction) potansiyeli yüksek zemin birimleridir. Yeni projelerde zemin güçlendirmesi (kazık, jet-grout) aranmalıdır.
Akgöl, TürkbeylikkışlaGevşek Göl Çökeli ve Suya Doygun AlüvyonKAF Etki AlanındaGöl çevresi düzlükleridir. Organik kil ve ince kum katmanları barındırır. Zemin taşıma kapasitesi düşüktür (ZE sınıfı zeminler görülebilir). Oturma ve yanal yayılma risklerine karşı ileri düzey geoteknik hesaplama gerektirir.
Karapınar, Kurudil, LeventNeojen Yaşlı Konsolide Zemin, Sıkı Kil ve KumtaşıKAF Ana Koluna Orta MesafedeHafif dalgalı tepelik alanlar üzerinde yer alırlar. Zemin taşıma kapasiteleri genel olarak oldukça yüksektir, sıvılaşma tehlikesi barındırmazlar. Ancak eğimli yamaçlardaki yeni imar hatlarında şev stabilitesi analizleri yapılmalıdır.
Soğucak, Sıracevizler, HasanfakıSertleşmiş Marn, Kalker ve Kiltaşı FormasyonlarıKAF Segmentlerine Nispeten Daha Yakın (Güney)İlçenin güney yükseltileridir. Zemin sınıfları (ZA, ZB, ZC) sismik dalgaları büyütmeden iletme eğilimindedir. Sıvılaşma görülmez. Buradaki asıl risk zemin değil, mühendislik hizmeti almamış eski kırsal yığma yapı stoğudur.
Beylikdere, İmamlar, Kantar, Mağara, Maxdumlar, Tokmaklıdere, Fındıklı, GündoğanKarma Kırsal Zemin (Yamaç Molozu ve Sıkı Çökel Birimleri)KAF Etki AlanındaSöğütlü'nün geniş kırsal ağını oluşturan mahallelerdir. Genellikle engebeli ve tepelik topoğrafya hakimdir. Vadi içlerine inen tarımsal düzlüklerde alüvyon cepler bulunabileceği için lokal olarak zemin parametreleri yakından izlenmelidir.

Söğütlü Deprem Riski ve Mahalleleri Sanayi ve Zemin Durumu-1
 

Deprem açısından dikkat edilmesi gereken noktalar

Söğütlü ilçesinde gayrimenkul edinmeyi planlayan bireylerin, 3. OSB ve çevresinde fabrika/depo yatırımı yapacak sanayicilerin ve yerel idari otoritelerin sismik riskleri minimum düzeye indirmek adına şu teknik kurallara ve mühendislik normlarına harfiyen uyması gerekmektedir:

  • Sanayi Yapılarında Dinamik ve Rezonans Analizi: Söğütlü 3. OSB'deki endüstriyel yapılar, büyük açıklıklara ve yüksek çatı makaslarına sahip ağır mühendislik yapılarıdır. Bu binaların altındaki alüvyal-kolüvyal zeminlerin hakim titreşim periyodu ile fabrikanın doğal titreşim periyodu sismik tasarım aşamasında çakışmamalıdır. Rezonans riskini kırmak amacıyla, zemin parametrelerine göre sismik izolatör teknolojileri, sünek çelik konstrüksiyon yapılar veya temel seviyesinde derin kazık ankraj sistemleri (fore kazık, baret kazık) tavizsiz uygulanmalıdır.
  • Tarım Alanlarının İmar Denetimi ve Zemin İyileştirme: Akarca, Akçakamış veya Akgöl gibi eski tarım havzalarından konut imarına açılan parsellerde yüzeysel tekil temeller tamamen terk edilmelidir. Bu alanlardaki ZD ve ZE sınıfı gevşek topraklarda, sıvılaşma güvenlik katsayısını artırmak adına laboratuvar kontrollü Jet-Grout (yüksek basınçlı çimento enjeksiyonu) veya DSM (Derin Zemin Karıştırma) gibi zemin iyileştirme projelerinin sahada tam derinlikte uygulanıp uygulanmadığı bağımsız yapı denetim kuruluşlarınca sıkıca denetlenmelidir.
  • Bohçalama (Su İzolasyonu) ve Donatı Korozyonu: Ova mahallelerinde yeraltı su seviyesi yüzeye çok yakındır. Temel betonunun su geçirimsizliğini sağlayan membran veya sürme esaslı kristalize "bohçalama" su yalıtımı eksik yapılan binalar büyük risk taşır. Betona sızan nem zamanla betonarme demirini paslandırır (korozyon) ve taşıyıcı kolonların esneme (süneklik) kabiliyetini çürütür. Bodrum katında rutubet olan, sıvaları dökülen veya su biriken binalar sismik performans açısından öncelikli risk grubundadır.
  • Mevzuata Uygunluk ve Yapı Yaşı Sorgulaması: Söğütlü'de mevcut bir konut satın alınırken binanın yapım yılı ilk kontrol edilecek parametredir. 1999 Marmara depremini yaşamış, yıkanmamış deniz kumu ve düz demirle inşa edilmiş yorgun eski binalar, modern sismik standartları karşılayamaz. Tercih her zaman 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kriterlerine göre yapılmış, yapı denetim süreçleri eksiksiz tamamlanmış iskanlı (yapı kullanım izin belgeli) modern binalardan yana kullanılmalıdır. Eski yapılar için ise yetkili mühendislik ofislerinden karotlu deprem performans testi talep edilmelidir.
  • Ticari Zemin Katlarda Statik Bütünlük: İlçe merkezindeki ana caddelerde yer alan binaların zemin katlarındaki dükkan, şube veya marketlerde, alan genişletmek amacıyla taşıyıcı kolonların tıraşlanması, perdelerin delinmesi veya kirişlerin kırılması gibi yasa dışı müdahalelerin bulunup bulunmadığı gayrimenkul eksperleri ve inşaat mühendislerince incelenmelidir. Yumuşak kat (soft story) etkisi yaratan bu durumlar sismik yıkımların ana nedenlerindendir.

 

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Parsel bazlı risk değerlendirmesi için AFAD, MTA, belediyelerin mikrobölgeleme raporları ve uzman jeoloji mühendislerinin görüşleri esas alınmalıdır.


Sıkça Sorulan Sorular

Evet, Söğütlü ilçesi AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritası güncel verilerine göre sismik aktivite beklentisinin en yüksek olduğu birinci derece tehlikeli deprem bölgesi kuşağı sınırları içerisinde yer almaktadır.

MTA Diri Fay Haritası paftalarına göre Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) ana sismik yüzey kırığı oluşturan segmentleri Söğütlü ilçe merkezinin altından doğrudan geçmez, güney aksında kalır. Ancak alüvyon örtü altında haritalanmamış ikincil örtülü fayların varlığı geofizik bir ihtimaldir.

Söğütlü, Sakarya Nehri taşkın alanlarında gevşek ve suya doygun alüvyon zeminlere; sanayi teraslarında karma sert tabakalara; batı ve güneydeki tepelik kırsal alanlarda ise Neojen yaşlı sıkı marn ve kiltaşı gibi daha yaşlı konsolide zemin formasyonlarına sahiptir.

Sanayi bölgesi ova ile yamaç geçiş kuşağındadır. Endüstriyel tesisler ağır dinamik yüklere maruz kaldığı için bu alanlarda zemin özellikleri farklılık gösterebilir. Fabrika statik projelerinde fore kazık veya jet-grout gibi geoteknik önlemler alınmışsa mühendislik güvencesi sağlanmış olur.

Yeraltı su seviyesinin yüzeye çok sığ olduğu, nehir yatağına komşu olan Akarca, Akçakamış, Beşdeğirmen ile Akgöl mahallesi ve çevresindeki gevşek kumlu/siltli ova düzlüklerinde sıvılaşma potansiyeli bilimsel olarak yüksektir.

Deprem dalgalarının sert ana kayadan Söğütlü ovası gibi yumuşak alüvyal tabakalara geçtiğinde yavaşlaması, buna karşılık yıkıcı genliğinin (şiddetinin) ve sarsıntı süresinin fiziksel olarak artması olayıdır. Yumuşak zeminler sarsıntıyı binalara büyüterek iletir.

İlçenin batısındaki yüksek kesimlere kurulan yeni konut alanları sıkılaşmış Neojen terasları üzerindedir. Yeraltı suyunun derinde olması sebebiyle sıvılaşma riski barındırmazlar ve zemin taşıma kapasiteleri ova düzlüklerine göre çok daha yüksektir.

Bu mahallelerin zemin birimleri sert kayaçlardan oluştuğu için zemin büyütmesi yapmaz ve sıvılaşmaz. Ancak buralardaki en büyük tehlike, mühendislik hizmeti almadan kerpiç veya yığma tuğla ile inşa edilmiş eski yorgun köy evlerinin sarsıntıya karşı dayanıksızlığıdır.

Ova bölgelerinde sığ yeraltı suyu bina temelleriyle temas eder. Su yalıtımı eksik binalarda donatı çeliği paslanır (korozyon). Çürüyen demir deprem anında esnekliğini kaybederek aniden kırıldığı için korozyon kontrolü hayati bir yapısal güvenlik kriteridir.

Farklı zemin birimlerinin (ova, sanayi terası ve dağlık yamaç) iç içe geçtiği ilçede imar planlarının bilimsel yapılabilmesi için mikrobölgeleme çalışmaları önemlidir. Bu çalışmalar sıvılaşma ve sismik hız haritalarını sokak sokak çıkararak emniyetli planlamayı sağlar.

Fay kırığına mesafeli olmasına rağmen, 1999 depreminin yaydığı uzun periyotlu yüzey dalgaları, Söğütlü'nün alüvyon ova düzlüklerindeki gevşek tabakalarda zemin büyütmesi ve rezonans yaratarak mühendislik denetimi görmemiş eski yapılarda hasarlara neden olmuştur.

Yapının 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği normlarına uygun inşa edildiğini gösteren iskan belgesi, parsele özel sondajlı jeolojik zemin etüt raporu, temelde sıvılaşma önlemi (jet-grout vb.) alınıp alınmadığı ve su izolasyon projeleri talep edilmelidir.
Bu sitede çerezler (cookies) kullanıyoruz. Deneyiminizi iyileştirmek, analiz yapmak ve kişiselleştirilmiş içerik sunmak için. Devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikamızı inceleyin. Çerez Politikası